26 01 2008

ölümü beklerken

Yıllardır aşkı bekleyen aşık kadın,

bir gün tesadüfen aşık olacağı erkek ile karşılaşır.

Çok kısa bir beraberlikten sonra terketmiştir aşkı,

aşık kadını.......

Geride kalan aşık kadın için artık hayat yaşanılmaz boyuttadır..

Arar durur aşkını aldırmadan tüm zorluklara...

Lakin onu bulmak imkansızdır........

 

Ne yapsa unutamaz,

aşkının istanbul gibi sırlı gözlerini...

Perişan ruhu ve bedeniyle ne yaptığını bilemez durumdadır,aşık kadın.......

Kendinden geçtiği bir günde ruhunu aşkının yanında bulur,

Bir çiftliğin ortasında saçı sakalı dağınık saz çalmaktadır biricik aşkı

O günden sonra  onun saz sesini duyar zaman,zaman...

Lakin hüzünlenmiştir aşık kadın....

Yarinin karşısında kaşları hilal gibi sarı bir gelin durmaktadır.....

İçi dahada bir yanar artık, aşkına kavuşmak mahşere kalmıştır..

Martılarla arkadaş olup sahillerde ağlar .

Gözlerindeki yaş tuzlu denizin sularına karışırken,

Derin bir iniltiyle sayıklar sevdiğinin kendi koyduğu adını ......   .

Artık biricik aşkı için yanar kalbiyle beraber nazik vücudu...

ölümü sevgili gibi beklemeye başlar derin yamaçların sarp uçlarında....

istanbul gibi sırlı gözlere bakarak ölmektir dileği...


Artık tek bir vasiyet bırakmıştır geriye...

Beni sevgilimin yanına gömün.....

yüce tanrıdan başkası bilmez bu vasiyetini...

Tek tanrıdan diler bu isteğini....

 


Elleri semada bekler hiç umudu olmasada....

Lakin  onu bulmak mümkün olmasada ...

Hayali bile yeter o sırlı gözlerin........

Hayatında bir kerecik bile olsa bu şerefe ermiştir...

 

 

mezarına kırmızı bir gül dikmesini ister sevdiğinin...

Onun bu isteğini aşkı çok görmemelidir....

O onun aşkıyla canını vermiştir.....

 

     SİBEL

24
0
0
Yorum Yaz